Maven Robotics, 2024’te kurulduktan sonra mevcut robotları bulunan rakiplerini geride bırakarak büyük bir tüketim ürünleri şirketinin lojistik anlaşmasını kazandı. CEO ve kurucu ortak Hamza Derbas, robot görüşlerini anlatmak yerine şirketin fabrikalarını ve depolarını inceleyerek, uçtan uca otomasyon sağlayan sistemlerini geliştirdiklerini söyledi. İki yıllık çalışmaların ardından Maven’in bazı müşterilerinde günde 16 saat çalışan sekiz robota ve %99 veya üzeri çalışma süresine ulaştığı belirtildi.
Girişimin gizlilikten çıkışı, RoboStrategy, LocalGlobe, Vine Ventures ve XTX Ventures’tan aldığı $100 milyon yatırımla gerçekleşti. Şirket, üçüncü nesil 250 robot üretmeyi ve dördüncü nesil platformunun tasarımına başlamayı planlıyor. Tekerlekli tabanlara sahip robotlar saatte 10 mil hızla ilerleyebiliyor ve 30 kilograma kadar kaldırabilen iki kol taşıyor. Temel görevleri, farklı fabrikalardan dağıtım merkezlerine gelen kutulu ürünleri yeni ve mağaza talebine uygun karma paletler hâline getirmek. Bu işlem bugün insan emeğiyle yapılıyor.
Maven’in Santa Clara’daki tesisinde robotlar, vakumlu tutucularla kutuları alıp düzenliyor. Şirketin CEO’su otomotiv mühendisliği ve elektrikli araçlar alanında çalıştı; Maven’den önce Apple’ın özel projeler grubunda dokuz yıl görev yaptı. 2024’te Maven’i kardeşi Khalid Derbas ile kurdu; Khalid şirketin CFO’su oldu. Firma, otonom donanımı gerçek verilerle eğitmek için kendi kendini süren araç projelerinden deneyimli mühendislerden yararlanıyor. Operasyonel robotlardan dakikalar veya saatler içinde veri alıp yeniden eğitim, değerlendirme ve yeniden dağıtım süreçlerini tekrarlayan bir sistem kuruyor.
Yatırımcı Jack Pearson’a göre Maven’i farklılaştıran unsur, belirli bir robot mimarisi yerine endüstriyel sistemlere odaklanması. Derbas, iki ayaklı robotlar geliştiren ve $2.5 billion SPAC anlaşmasıyla bu sonbaharda halka açılması beklenen Agility’ye saygı duyduğunu, ancak bu tasarımın karmaşıklık ve maliyet nedeniyle endüstriyel işler için uygun olmadığını söyledi. Paletleme pazarının $80 billion olduğu belirtilirken Maven, yeni görevler için malzeme taşıma, otomasyon ve üretime yönelmeyi hedefliyor. Şirket, genel amaçlı robot hedefiyle ilerlese de stratejisini tek tek müşteri sorunlarını çözmek üzerine kuruyor. Derbas, modeller yarışına değil, endüstriyel emeği dünya ölçeğinde otomatikleştirmeye odaklandıklarını belirtti.
Neden önemli
Maven’in yaklaşımı, robotik yatırımlarında donanımın tek başına değil, fabrikaların ve depoların mevcut iş akışlarıyla birlikte değerlendirildiğini gösteriyor. Bu durum, özellikle kutuların karma paletlere dönüştürülmesi gibi hâlen insan emeğine dayanan operasyonları yürüten lojistik ve üretim şirketlerini ilgilendiriyor; çünkü çözüm, tek bir görevi yapan robotlardan çok farklı tesislerde uygulanabilecek uçtan uca bir sisteme dayanıyor. Alınan yatırım, şirketin sınırlı sayıdaki operasyonel robotla elde ettiği veriyi daha geniş bir üretim ve yeniden eğitim döngüsüne taşımasına imkân verebilir. Ancak açık soru, müşteri sorunlarına göre şekillenen bu modelin, farklı görev ve tesislerde aynı çalışma süresi düzeyini koruyarak genel amaçlı robot hedefiyle ne ölçüde birleşeceği.