İçeriğe geç
Türkçe
FikirPilot içeriği

Ksilitol Araştırması: Yaygın Tatlandırıcı Kalp Krizi ve İnme Riskiyle Bağlantılı Bulundu

Güncellendi: 29.08.2026 · 2 dk okuma · 315 kelime

Yayımlandı:

Kaynak son kontrol:

Ksilitol Araştırması: Yaygın Tatlandırıcı Kalp Krizi ve İnme Riskiyle Bağlantılı Bulundu
Kaşıktan dökülen beyaz tatlandırıcı

Yapay Tatlandırıcı ile Kalp Sağlığı İlişkisi

Günlük hayatta sık tüketilen şekersiz sakız, diş macunu, yoğurt, reçel ve dondurma gibi ürünlerde yaygın biçimde kullanılan ksilitol hakkında kapsamlı bir araştırma yapıldı. Avrupa Kardiyoloji Derneği (ESC) Kongresi’nde sunulan çalışmada, kandaki ksilitol seviyesinin yüksek olmasının ciddi kardiyovasküler hastalık riskini yükselttiği belirlendi.

Şeker alkolü sınıfında yer alan ksilitol, bazı doğal gıdalarda çok düşük miktarlarda bulunuyor. Buna karşın sanayi üretiminde bu madde; yiyecek, içecek ve ağız bakım ürünlerine doğal seviyelerin 1.000 katına kadar çıkabilen miktarlarda eklenebiliyor. Kullanım alanı her geçen gün genişleyen ksilitolün uzun vadede kardiyovasküler sistem üzerindeki etkileri, bugüne kadar geniş popülasyonlar üzerinde ayrıntılı olarak araştırılmamıştı.

17 Binden Fazla Katılımcının Verileri İncelendi

Berlin Charité Üniversite Hastanesi’nde görev yapan Dr. Marco Witkowski liderliğindeki araştırma ekibi, 17.710 kişiye ait verileri analiz etti.

Katılımcılar, kanlarında ölçülen ksilitol seviyelerine göre dört gruba ayrıldı. Ksilitol düzeyi en yüksek yüzde 25’lik grup ile en düşük yüzde 25’lik grup karşılaştırıldı.

Bulgular, ksilitol oranı en yüksek bireylerin altı yıllık takipte kalp krizi geçirme, inme yaşama veya hayatını kaybetme olasılığının yüzde 57 daha yüksek olduğunu gösterdi. Otuz yıllık uzun vadeli gözlemlerde bu risk artışının yüzde 18 düzeyinde kaldığı belirlendi. Araştırma ekibi ayrıca, kandaki ksilitol seviyesi yükseldikçe kardiyovasküler olay görülme sıklığının arttığı doza bağımlı bir ilişki tespit etti.

Risk Faktörlerinden Bağımsız Etki Mekanizması

Analizler, söz konusu risk artışının katılımcıların yaş ve cinsiyet gibi temel demografik özelliklerinden bağımsız olduğunu ortaya koydu. Sonuçların, kişileri düşük kalorili ürünlere yöneltebilecek vücut kitle indeksi, yüksek tansiyon, diyabet ve kan yağ seviyeleri gibi altta yatan sağlık durumlarından da etkilenmediği vurgulandı.

Kandaki ksilitol düzeyi yüksek olan kişilerde pıhtılaşma eğiliminin arttığı ve kardiyovasküler olay riskinin bağımsız olarak yükseldiği gözlemlendi.

Uzmanlar, yapay tatlandırıcıların çoğunlukla şekere kıyasla daha sağlıklı bir seçenek olarak görüldüğünü belirtiyor. Güvenlik derecelendirmelerine karşın, ksilitolün damar içi pıhtılaşma süreçlerini tetikleyebileceğini gösteren veriler nedeniyle, bu tür gıda katkı maddelerinin uzun süreli kullanımının güvenliği konusunda daha fazla klinik araştırma yapılması gerektiği ifade ediliyor.

Kaynak: Kantan.News · Derleyen editör: Altay Tuna Emir.