Çin, yeni bir seferberlik yasasıyla yaklaşan bir savaşa mı hazırlanıyor? Yasanın 1 Ekim’de yürürlüğe girmesinden yaklaşık bir hafta önce Savunma Bakanlığı Sözcüsü Albay Jiang Bin, yasanın Tayvan’daki gelişmelerle veya olası bir çatışmayla ilişkilendirilmemesi gerektiğini söyledi. Sözcü böyle bir ilişkilendirmeyi reddetti. Değişikliğin döneme ayak uydurmayı amaçladığını belirten Sözcü, Çin’in Mao dönemine uzanan ve saldırıya uğramadan karşılık vermemeyi öngören “aktif savunma” ilkesine bağlı olduğunu da söyledi.
Ulusal Halk Kongresi Daimi Komitesi’nce onaylanan ve Ağustos 2026’da Cumhurbaşkanı Şi Cinping tarafından imzalanan yasa, kriz dönemlerinde sivil ve özel varlıkların kullanılması ve el konulması konusunda yetkileri genişletiyor. Yetkiler bu dönemde genişliyor. “Asker-sivil entegrasyonu” çerçevesinde seferberliğe katkısı zorunlu kılınan sektörler şunlar: – Siber güvenlik – Yapay zeka – İletişim – Veri işleme – Bilişim
Yasa seferberlik kapsamını genişletiyor. En önemli değişiklik, seferberlik gerekçelerinin “ulusal kalkınma çıkarlarını” da kapsayacak şekilde genişletilmesi; gözlemciler bunun Tayvan ve Güney Çin Denizi’nde kullanılabileceğini düşünüyor. Yasa, Şi dönemindeki “kapsamlı güvenlikleştirme” sürecinin parçası. ABD tahminlerine göre Pekin’in 2028’den önce Tayvan’a güç kullanma olasılığı geriledi. Pekin, 2014’te Merkezi Ulusal Güvenlik Komisyonu’nu kurmuştu.
Neden önemli
Yasanın asıl etkisi, siber güvenlikten yapay zekaya uzanan sivil teknoloji sektörlerini kriz dönemlerinde devlet emrine verebilmesinde yatıyor; bu da Çin’de faaliyet gösteren şirketler ve küresel teknoloji tedarik zincirleri açısından yeni bir risk çerçevesi oluşturuyor. Seferberlik gerekçesine ulusal kalkınma çıkarlarının eklenmesi, mekanizmanın yalnızca savaş tehdidinde değil ekonomik gerekçelerle de işletilebileceği anlamına geliyor ve yasanın pratik sınırlarını belirsizleştiriyor. Pekin’in Tayvan bağlantısını reddetmesine karşın gözlemcilerin şüpheleri, bölgedeki gerilim hattının askeri değil yasal zeminlerde de genişlediğini gösteriyor. ABD’nin 2028 öncesi güç kullanımı ihtimalini gerilemiş görmesiyle aynı dönemde Pekin’in seferberlik altyapısını genişletmesi, analizlerle sahadaki hazırlıklar arasında nasıl bir ilişki kurulacağı sorusunu açık bırakıyor.