Kedilerde kanser genetiğini inceleyen ekip, 500 kedinin tümörleri üzerinde yaptığı ve bu ölçekte ilk olan analizde, insan kanserleriyle çarpıcı örtüşmeler buldu. Guelph Üniversitesi’nden Dr. Geoffrey Wood, kedilerin pasif sigara içiciliği ve ev içi kirleticiler gibi insanlarla ortak tehlikelere maruz kalmasının onları kanser gelişimini gerçek yaşam koşullarında araştırmak için ideal model yaptığını belirtti.
Science’ta yayımlanan çalışma, kontrolsüz hücre büyümesini yönlendiren “sürücü genleri” ve iki türde ortak faktörleri ortaya koydu. Agresif meme kanserinde kedi tümörlerinin yüzde 50’sinden fazlasında FBXW7 mutasyonu görüldü; insanlarda bu gendeki hasar daha kötü sonuçlarla ilişkilendiriliyor. Kan, kemik, akciğer, cilt, sindirim sistemi ve beyin kanserlerinde de ortak mutasyonlar saptandı. Laboratuvar testlerinde bu mutasyonu taşıyan tümörlerin belirli hedefli kemoterapi ilaçlarına daha duyarlı olduğu görüldü; çalışmalar henüz doku örnekleriyle sınırlı.
Kedi kanseri genetiği, insan ve köpek tümörlerine kıyasla uzun süre kör noktaydı. Bulgular hassas onkolojiyle ilişkilendirilirken genetik veritabanı çevrim içi ve ücretsiz erişime açıldı.
Neden önemli
Çalışmanın asıl önemi, kedileri yalnızca veterinerlik açısından değil, insanlarla aynı çevresel koşullara maruz kalan canlılar olarak kanser biyolojisini anlamada karşılaştırmalı bir kaynak haline getirmesi. Kedi tümörlerindeki insan tümörleriyle ortak genetik örüntüler, hastalığın türler arasındaki benzer ve farklı yönlerini incelemeye zemin sağlıyor. Özellikle FBXW7 mutasyonu ile belirli hedefli kemoterapi ilaçlarına duyarlılık arasındaki laboratuvar bulgusu, hassas onkoloji açısından test edilebilir bir bağlantı sunuyor; ancak bunun doku örnekleriyle sınırlı kalması, klinik tedaviye doğrudan çevrilemeyeceği anlamına geliyor. Ücretsiz genetik veritabanı, bu alandaki uzun süreli veri eksikliğini azaltabilirken açık soru, ortak mutasyonların gerçek hastalarda tedavi yanıtını ve sonuçları ne ölçüde açıklayacağı.