1960’lı yıllarda Türkiye haritalarında Bingöl merkezinde Çapakçur, Ağrı merkezinde Karaköse, Hakkâri merkezinde ise Çölemerik adları yer alıyordu. Bu isimler zamanla sessizce haritalardan kaldırıldı.
Kahramanmaraş Valisi olarak yapılan incelemelerde, 07/02/1973 tarihli ve 1657 sayılı Kanun’un 12 Şubat 1973 tarihli Resmî Gazete’de yayımlandığı ve yalnızca “Maraş İli” adını “Kahraman Maraş” olarak değiştirdiği görüldü. Kanunda ad iki kelimeyken bugün “Kahramanmaraş” biçiminde yazılıyor. Buna karşın haritalarda şehir ve belediye de Kahramanmaraş olarak gösterildi; şehrin adını değiştiren ayrıca bir Bakanlar Kurulu kararına rastlanmadı.
İl, kanunla kurulmuş idari alanı; şehir ve kasaba ise tarihsel ve sosyolojik yerleşimi ifade eder. Hukuka uygun bir değişiklik yapılmadıkça yerleşimler ve belediyeleri tarihsel adlarını korur. Kırkkilise’nin Kırklareli olarak değiştirilmesi bu duruma örnektir.
Neden önemli
Metindeki ayrım, bir ilin adının kanunla değiştirilmesiyle o ilin merkezindeki yerleşimin adının değiştirilmesinin aynı işlem sayılmadığını ortaya koyuyor. Bu fark, resmî kayıtlar, haritalar ve belediyelerin kullandığı adların hangi hukuki dayanağa sahip olduğunun sorgulanmasını gerektiriyor. Özellikle Kahramanmaraş örneğinde, kanunda yer alan iki kelimeli biçim ile bugün kullanılan bitişik yazım arasındaki geçişin hangi işlemle gerçekleştiği belirsiz kalıyor. Çapakçur, Karaköse ve Çölemerik adlarının haritalardan kaldırılması da tarihsel adların hangi süreçle kullanım dışı kaldığı sorusunu gündeme getiriyor; dolayısıyla konu, yalnızca adlandırma değil, yerel tarih ile resmî idare arasındaki ilişkinin nasıl kurulduğuyla ilgili.