ABD Başkanı Donald Trump’ın ithal dronelara getirdiği tarifeler, kamu güvenliği ve yerel yönetimler açısından ciddi maliyet artışlarına yol açabileceği gerekçesiyle eleştiriliyor. ABD Gümrük ve Sınır Koruma biriminin yayımladığı rehbere göre, termal görüntüleme kullanan veya 55 pound’dan ağır dronelara perşembeden itibaren yüzde 100, daha küçük dronelara yüzde 25 tarife uygulanacak. ABD müttefiklerinden gelen ürünlerde ise İngiltere için yüzde 10, Avrupa Birliği, Japonya, Liechtenstein, Güney Kore, İsviçre ve Tayvan için yüzde 15 oran belirlendi. Termal görüntüleme içermeyen “hassas olmayan” dronelar ve parçaları için yüzde 25 tarife 9 Şubat 2027’de başlayacak.
Trump, uygulamanın Çin üretimi dronelara bağımlılığı azaltarak ABD’nin ulusal güvenliğini güçlendireceğini savunuyor. Ancak eleştirmenler, Shenzhen merkezli DJI’ın ticari droneların yüzde 70’inden fazlasını ürettiğine dikkat çekerek tarifelerin “yarardan çok zarar” vereceğini belirtiyor. Termal dronelar kayıp kişilerin bulunması, orman yangınlarının izlenmesi, polis ve kurtarma operasyonları gibi kamu güvenliği görevlerinde kullanılıyor. Cleveland bölgesindeki polis ve itfaiye birimlerinden Scott Mlakar, maliyet artışlarının bu araçları ihtiyaç duyan topluluklar için erişilemez hale getirebileceğini söyledi.
Federal İletişim Komisyonu’nun (FCC) bazı yaygın drone teknolojilerini “askeri sınıf” olarak yeniden sınıflandırmayı değerlendirmesi de tepki çekiyor. Uzmanlar, bunun binlerce işletme ve kamu kurumu için geriye dönük bir yasak anlamına gelebileceğini belirtiyor. David Hood, LiDAR sensörlerinin askeri değil, güvenlik ve navigasyon teknolojisi olduğunu; bu sistemlerin çarpışmaları önlemek için kullanıldığını vurguladı. LiDAR’lı dronelara erişimin kesilmesinin, kurumları daha düşük özellikli ve çarpışma riski yüksek araçlara yöneltebileceği uyarısında bulundu.
Texas polisi Jason Lee, DJI droneları için ekonomik açıdan uygulanabilir yerli bir alternatif bulunmadığını ve 2024’te incelenen eyalet ve yerel kolluk programlarının yüzde 80’inden fazlasında bu araçların kullanıldığını söyledi. Amerikan Gaz Birliği de 74 milyon ABD konutuna hizmet veren enerji kuruluşlarının, bitki örtüsü yönetimi, boru hattı denetimi ve afet müdahalesi için 55 pound’luk termal ve LiDAR’lı dronelara ihtiyaç duyduğunu bildirdi. Yetkililer, kamu kurumları için tarife muafiyeti ve onarım parçalarının ithalatına izin verilmesini isterken, bazı eleştirmenler kararın ulusal güvenlikten çok “korumacılık” amacı taşıdığını savunuyor.
Neden önemli
Tarifeler, yalnızca drone satın alma maliyetini değil, kamu kurumlarının mevcut filolarını işletme ve yenileme kapasitesini de etkileyebilir. Kayıp kişilerin aranması, yangın takibi, kolluk çalışmaları ve enerji altyapısının denetlenmesi gibi görevlerde kullanılan termal ve LiDAR sistemleri için erişim sorunu, kurumları daha düşük özellikli araçlara yöneltebilir. Bu durum, özellikle yerel yönetimler, polis ve itfaiye birimleri ile enerji kuruluşlarının bütçe ve operasyon planlarını yeniden değerlendirmesini gerektirebilir. FCC’nin bazı teknolojileri askeri sınıf sayması halinde, hâlihazırda kullanılan araçlar ve parçalar bakımından düzenlemenin geriye dönük etkisi belirsiz kalıyor. Tartışmanın merkezinde, ulusal güvenlik hedefiyle kamu güvenliği hizmetlerinin ihtiyaçları arasında nasıl bir denge kurulacağı sorusu bulunuyor.
Arka plan
Trump, FikirPilot arşivinde yeni bir ad değil: son 90 günde bu adın geçtiği 8 haber yayımladık; en yenisi 5 Eylül 2026 tarihli.