Bilim insanları, elle yazmanın klavye veya telefonda yazmaya kıyasla düşünme ve hafıza açısından fayda sağladığını belirtiyor. Kaliforniya Üniversitesi Merced kampüsünden sinirbilimci Ramesh Balasubramaniam, yazmanın fiziksel deneyiminin önemli süreçler içerdiğini söyledi. Daha yavaş yazma temposu, düşünceleri bilinçli değerlendirmeye ve yaratıcı-eleştirel analize zaman tanıyor. Harfleri fiziksel olarak oluşturmak ise beyin bölgeleri arasındaki, öğrenme ve hafıza için gerekli bağlantıları güçlendiriyor.
Norveç Bilim ve Teknoloji Üniversitesi’nden Profesör Audrey van der Meer, klavyede duyulanları hızla yazmanın bilgiyi işlemeyi engelleyebileceğini belirtti. Van der Meer ve diğer araştırmacıların 36 üniversite öğrencisiyle çalışmasında bu etkinin klavye kullanımında görülmediği aktarıldı. Tufts Üniversitesi araştırmasına göre el yazısı, mekansal akıl yürütmeyi ve kavramsal başarıyı destekliyor. Vanderbilt Üniversitesi’nden Sophia Vinci-Booher, okunabilir yazı için parmakların farklı hareketler yaptığını söyledi. Çinli araştırmacıların 2014’teki küçük çalışması kaligrafinin stresi ve kalp atış hızını azaltabildiğini buldu. Defter taşımak ve her gün 20 dakika yazmak öneriliyor.
Neden önemli
Bulgular, ders çalışma ve not alma biçiminin yalnızca hız ya da pratiklik üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğine işaret ediyor; öğrenciler için yazma aracının öğrenilen bilgiyi nasıl işledikleriyle bağlantılı olabileceği görülüyor. El yazısının öne çıkan yönü, bilgiyi kaydetme eylemini daha bilinçli bir zihinsel sürece dönüştürmesi ve öğrenme sırasında farklı becerileri birlikte devreye sokması. Bu durum, dijital araçların tamamen bırakılması gerektiği anlamına gelmiyor; ancak klavyeyle hızlı not almanın her durumda daha verimli olduğu varsayımını sorgulatıyor. Araştırmaların bir bölümünün 36 üniversite öğrencisiyle yürütülmesi ve kaligrafiye ilişkin çalışmanın küçük ölçekli olması, sonuçların farklı yaş gruplarında ve kullanım koşullarında ne ölçüde geçerli olduğu sorusunu açık bırakıyor.