Elektrikli otomobil yangınlarının söndürülmesi, bataryalarda oluşan “termal kaçak” nedeniyle daha zor oluyor. Bir hücrenin aşırı ısınması, ısıyı diğer hücrelere aktararak zincirleme reaksiyona, yüksek sıcaklıklara ve küçük patlamalara yol açabiliyor.
Bataryaların dayanıklı muhafazalar içinde bulunması, su ve kimyasalların yanan hücrelere ulaşmasını engelliyor. Bu nedenle yangın söndürülse bile hasarlı hücrelerde kalan enerji, saatler veya günler sonra yeniden alevlenmeye neden olabiliyor. Araçların termal kameralarla izlenmesi ve izole bir alanda bekletilmesi gerekiyor.
Batarya elektrolitlerinin yanmasıyla hidrojen florür, karbonmonoksit, metan ve hidrojen gibi zehirli ya da yanıcı gazlar açığa çıkabiliyor. Araçların tasarım ve batarya yapıları farklı olduğundan, müdahale yönteminin acil durum kılavuzlarına göre belirlenmesi önem taşıyor.
Neden önemli
Bu tablo, elektrikli araç yangınlarında olayın görünen alevler söndürüldükten sonra da bitmeyebileceğini gösteriyor. Bu durum, müdahale ekipleri açısından söndürme kadar aracın sonrasındaki takibin, güvenli bir alana alınmasının ve uygun ekipmanla izlenmesinin de sürecin parçası olduğu anlamına geliyor. Zehirli ve yanıcı gaz ihtimali, yangına yakın kişiler ile müdahale edenlerin yalnızca ısı ve alev riskine göre hareket edemeyeceğini ortaya koyuyor. Farklı araç ve batarya tasarımları ise her olayda aynı yöntemin uygulanamayacağını gösterirken, hangi müdahale kılavuzunun kullanılacağı ve yeniden alevlenme riskinin ne kadar süre izleneceği sorularını açık bırakıyor.