AK Parti Ankara Milletvekili Tuğrul Türkeş, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum’un AİHS’den çekilme ihtimaline ilişkin açıklamalarına tepki gösterdi. Türkeş, Türkiye’nin 70 yılı aşkın süredir Avrupa Konseyi üyesi ve AİHS’ye taraf olduğunu, AİHM’nin zorunlu yargı yetkisini ise 1990’dan beri kabul ettiğini belirtti.
AİHS’den çekilme tartışmalarını “akıl tutulması” ve “Kafkayen absürtlük” olarak nitelendiren Türkeş, Avrupa’yla ilişkilerin Türkiye’nin çok boyutlu politikasında önemli bir yere sahip olduğunu vurguladı. Osman Kavala ve benzeri davaların, Anayasa ve yasaların herkese eşit, adil ve şeffaf uygulanmasıyla çözülebileceğini ifade etti.
Neden önemli
Tartışma, AİHS ve AİHM yükümlülüklerinin Türkiye’nin Avrupa Konseyi üyeliği ve Avrupa’yla ilişkileri içindeki yerini yeniden gündeme taşıyor. Aynı siyasi iktidar içindeki farklı açıklamalar, meselenin yalnızca dış politika değil, Anayasa ve yasaların uygulanmasıyla bağlantılı bir hukuk tartışması olduğunu gösteriyor. Osman Kavala ve benzeri davalar bakımından temel ayrım, sorunun uluslararası sözleşmeden çekilerek mi yoksa mevcut hukuk düzeninin herkese eşit, adil ve şeffaf uygulanmasıyla mı ele alınacağı noktasında ortaya çıkıyor. Bu nedenle açık kalan soru, AİHS’den çekilme ihtimalinin resmi bir politika önerisine dönüşüp dönüşmeyeceği ve Avrupa Konseyi ile ilişkilerde nasıl bir karşılık bulacağıdır.