İçeriğe geç
Türkçe
FikirPilot içeriği

Tülay Hatimoğulları: Kalıcı barışa demokrasiyle ulaşılabilir

Güncellendi: 01.09.2026 · 2 dk okuma · 240 kelime

Yayımlandı: · Haber bize ulaştı: · İşlenme süresi: 3 dk

Kaynak son kontrol:

Tülay Hatimoğulları: Kalıcı barışa demokrasiyle ulaşılabilir
Şehir caddesinde yürüyen kalabalık

Demokratik Kurumlar Platformu, 1 Eylül Dünya Barış Günü kapsamında Diyarbakır’da yürüyüş düzenledi. DEM Parti Bağlar İlçe Başkanlığı önünde başlayan yürüyüş, Ofis semtinde sona erdi. Eyleme DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Eş Başkanı Ayşe Serra Bucak Küçük, milletvekilleri, belediye eş başkanları, sivil toplum temsilcileri ve çok sayıda kişi katıldı.

Hatimoğulları, 1 Eylül 1939’da başlayan İkinci Dünya Savaşı’nın yıkım ve ölümlerinin unutulmaması için bu günün ilan edildiğini belirtti. “Barış ve Demokratik Toplum” sürecine değinen Hatimoğulları, geçmiş acıların ve ödenen bedellerin unutulmadan onurlu barış kurulması gerektiğini söyledi.

Barışın adalet, demokrasi, eşit kardeşlik, ana dilde eğitim, özgürlük, siyasi tutukluların serbest bırakılması, gençlerin geleceği ve kadınların eşitliği anlamına geldiğini ifade etti. Barışın pasiflik değil, demokrasiyi kurmaya yönelik aktif ve cesur bir irade olduğunu vurguladı. Barış dilinin herkesin sorumluluğu olduğunu söyleyen Hatimoğulları, annelerin gözyaşlarının ortak olduğunu ve acıların yarıştırılamayacağını belirtti.

Neden önemli

Konuşmada barış, yalnızca çatışmaların sona ermesiyle sınırlı bir hedef olarak değil, adalet, demokrasi, eşitlik, özgürlük ve toplumsal haklarla birlikte ele alındı. Bu yaklaşım, Diyarbakır’daki buluşmanın anma niteliğinin ötesinde, siyasi tutukluların durumu, ana dilde eğitim, kadınların eşitliği ve gençlerin geleceği gibi başlıkları aynı çerçevede tartışmaya açtığını gösteriyor. Geçmişte yaşanan acıların unutulmaması vurgusu, kurulmak istenen barışın toplumsal hafıza ve hesaplaşma meselelerinden bağımsız düşünülmediğine işaret ediyor. Barış dilinin herkesin sorumluluğu olduğu yönündeki çağrı ise sürecin yalnızca siyasi aktörlere değil, farklı toplumsal kesimlere de yükümlülük atfettiğini ortaya koyuyor. Açık kalan konu, bu ilkelerin somut ve ortak adımlara nasıl dönüşeceği.

Kaynak: Independent Türkçe · Derleyen editör: Altay Tuna Emir.