DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, Mersin Büyükşehir Belediyesi ile 2 ilçe belediyesine yönelik operasyonda, belediye başkanlarının da bulunduğu 59 kişinin gözaltına alınmasına tepki gösterdi. Ortak açıklamada, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit ve Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer’in gözaltılarının kabul edilmediği belirtildi. Seçilmişlerin gözaltına alınmasının münferit olmaktan çıktığı, sandık iradesinin yargı süreçleriyle baskılandığı öne sürüldü. Yargılama başlamadan suçlu ilan ve gözaltı uygulamalarının halk iradesini işlemez kıldığı savunuldu. Kayyım uygulamalarında seçme hakkının tanınıp yönetme hakkının tanınmadığı belirtilerek, “Mersin halkı kimi seçtiyse Mersin’i o yönetmelidir” denildi; demokratik siyaset, hukuk güveni ve toplumsal barış çağrısı yapıldı.
Neden önemli
Bu açıklama, Mersin’deki adli sürecin yalnızca gözaltına alınan kişilerle sınırlı görülmediğini, yerel yönetimlerin seçilmişlik niteliği üzerinden daha geniş bir siyasi tartışma yarattığını gösteriyor. Tartışmanın merkezinde, bir belediye başkanının görevini sürdürebilmesiyle yargı sürecinin nasıl yürütüleceği arasındaki denge bulunuyor. DEM Parti’nin itirazı, seçmen tercihi ile yargı makamlarının müdahalesi arasındaki sınırın hangi ölçütlerle belirleneceği sorusunu öne çıkarıyor. Bundan sonraki süreçte açıklığa kavuşması gereken başlık, gözaltıların belediyelerin yönetimine etkisi ve seçilmiş yöneticilerin yerine kayyım atanıp atanmayacağı; açıklama bu konularda siyasi ve hukuki güvence talep ediyor.
Arka plan
Parti, FikirPilot arşivinde yeni bir ad değil: son 90 günde bu adın geçtiği 17 haber yayımladık; en yenisi 29 Eylül 2026 tarihli.