Tim Cook’un Apple’daki 15 yıllık CEO döneminin, yalnızca yeni ürünlerle değil, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ve ABD Başkanı Donald Trump arasında yürüttüğü siyasi dengeyle de hatırlanacağı belirtiliyor. Cook, Apple’ın Çin’e bağlı üretim zincirini korurken, zorla çalıştırma, sansür, veri gizliliği ve çalışma koşulları konusundaki eleştirileri yönetmeye çalıştı.
Apple, 2014’te bazı Çinli kullanıcıların kişisel verilerini Çin ana karasındaki sunucularda saklamayı seçti. Şirket bunun hizmetleri iyileştirmek için yapıldığını savunsa da, İnsan Hakları İzleme Örgütü ve diğer gruplar verilerin hükümet sansürüne veya erişimine açık olabileceği uyarısında bulundu. Apple, yüklenicilerinde zorla çalıştırma tespit edilmediğini açıklarken, ABD’de şirketlerin bu konuda daha fazla sorumluluk üstlenmesini öngören bir tasarının zayıflatılması için lobi yaptığı da bildirildi. Şirket ayrıca Çin düzenlemelerine uyarak uygulama içi satın alma ücretlerini düşürdü ve hükümetin itiraz ettiği bazı uygulamaları App Store’dan kaldırdı.
Cook, Trump’ın ilk başkanlık döneminde de ilişkileri dikkatle yönetti. 2017’de yedi Müslüman çoğunluklu ülkeye yönelik göç kısıtlamalarının “desteklemediğimiz bir politika” olduğunu çalışanlara bildirdi. Buna karşın Trump’la ilişkisini sürdürerek, Çin’e karşı başlatılan ticaret savaşında Apple Watch gibi ürünlere uygulanan bazı yüksek tarifeler için muafiyet elde etti. Trump’ın Texas’taki Mac Pro tesisine yaptığı ziyarette, fabrikanın ABD’de kurulduğu yönündeki yanlış açıklamasına eşlik etti; tesisin daha önce yıllardır üretim yaptığı, Austin’de inşa edilen yapının ise yeni bir kampüs olduğu aktarıldı.
Trump’ın ikinci döneminde Cook’un desteği daha görünür hale geldi. İkinci başkanlık yemin törenine katılan Cook, tören komitesine $1 milyon bağışladı. Ağustos 2025’te Trump’a Apple’ın “Made in the USA” çabalarının simgesi olarak altın ve cam bir heykel sundu; daha pahalı tarifeleri önlemek için üretimin bir bölümünü ABD’ye taşıma anlaşmaları yaptı.
Bu diplomasi, Apple’ın iPhone üretimini ve tedarik zincirini sürdürmesine yardımcı oldu. Ancak Cook’un CEO’luğu sona ererken, Apple’ın açıklamasına göre dünya genelindeki politika yapıcılarla ilişkileri sürdürmeye devam edecek. John Ternus CEO olurken Cook yönetim kurulu başkanlığına geçti.
Neden önemli
Bu dönem, Apple için siyasi ilişkilerin şirketin üretim kapasitesi, tedarik zinciri ve ürün maliyetleriyle doğrudan bağlantılı hale geldiğini gösteriyor. Çin’de verilerin tutulması ve bazı uygulamaların kaldırılması, şirketin yerel düzenlemelere uyum sağlarken gizlilik ve sansür eleştirileriyle karşı karşıya kaldığını ortaya koyuyor. ABD’deki tarifelerden muafiyet sağlama çabaları ile üretimin bir bölümünü ülkeye taşıma adımları ise Apple’ın yalnızca ticari değil, aynı zamanda siyasi baskıları da yönetmek zorunda kaldığını gösteriyor. Cook’un yönetim kurulu başkanlığına geçmesi ve John Ternus’un CEO olması, bu ilişki ağının nasıl sürdürüleceği sorusunu açık bırakıyor; özellikle Çin’deki üretim bağımlılığı ve ABD’deki politika beklentileri arasındaki denge yeni yönetimin temel başlıklarından biri olacak.
Arka plan
Cook, FikirPilot arşivinde yeni bir ad değil: son 90 günde bu adın geçtiği 4 haber yayımladık; en yenisi 1 Eylül 2026 tarihli.