Nature Communications’ta 2026’da erken erişime açılan hakemli araştırma, polimerik kontrollü salım sistemlerinin geliştirilmesini hızlandırmak amacıyla E-MAF adlı uzman taklitçi bir yapay zekâ çerçevesi sunuyor. Süreç farkındalığına sahip bir vekil model ile optimize edilmiş genetik algoritmayı birleştiren E-MAF, kaba değerlendirmeden ayrıntılı tasarıma ilerleyen uzman muhakemesini taklit ederek hedeflenen salım profillerine uygun, laboratuvarda uygulanabilir formülasyonlar üretiyor.
Araştırmacılar, sistemin normalde 6-12 ay süren tasarım döngüsünü yaklaşık 1 saate indirdiğini bildirdi. 7 aktif farmasötik bileşen üzerinde yapılan çalışmalarda in vitro salım, in vivo farmakokinetik ve terapötik etkilerin ticari ölçütlerle eşleştiği veya bunları aştığı belirtildi. E-MAF ayrıca geleneksel yöntemlerle elde edilmesi güç profiller sağladı; risperidonun 1 h içinde ani salımı ≤2% düzeyinde tutulurken, in vivo yaklaşık 28 gün boyunca sıfıra yakın sabit hızda salım gerçekleştirildi. Bulgular, yaklaşımın kontrollü salım sistemleri ile ilaç dağıtım teknolojilerinin klinik uygulamaya ve sanayileşmeye aktarılmasını hızlandırma potansiyeline işaret ediyor.
Çalışmanın eş katkı sağlayan yazarları Ying Qin, Rushuang Zhou, Yali Ming ve Bohao Li olarak açıklandı; yazışmalardan Yuedong Yang, Yining Dong veya Yufei Xia sorumlu. Araştırmada City University of Hong Kong, Chinese Academy of Sciences, University of Chinese Academy of Sciences, Sun Yat-sen University ve Huili Pharmaceutical Co., Ltd. bağlantılı ekipler yer aldı. Huili çalışanları Y.H. ve H.W.’nin şirketin özel formülasyon ve süreç verilerini sağladığı bildirildi. E-MAF ve uygulamalarına ilişkin patent başvurusu yapıldı; Y.Q., R.Z. ve Y.D. mucit olarak gösterildi. Diğer yazarlar çıkar çatışması açıklamadı.
Makale hazırlanırken yazar denetiminde ChatGPT ve DeepSeek yalnızca dil iyileştirmesi için kullanıldı. Çalışma çeşitli Çin araştırma programları ve fonlarınca desteklendi. Makale, CC BY-NC-ND 4.0 lisansıyla yayımlandı ve DOI’si https://doi.org/10.1038/s41467-026-77619-5 olarak verildi.
Neden önemli
Bu yaklaşım, kontrollü salım formülasyonlarında adayların elenmesi ile ayrıntılı tasarım arasındaki iş akışını kısaltarak ilaç geliştirme ekiplerinin laboratuvar kaynaklarını hangi seçeneklere ayıracağını daha erken belirlemesini sağlıyor. İn vitro, in vivo ve terapötik sonuçların ticari ölçütlerle karşılaştırılmış olması, bulguları yalnızca hesaplamalı performans iddiası olmaktan çıkarıyor; ancak değerlendirme yedi aktif farmasötik bileşenle sınırlı. Bu nedenle farklı bileşikler, üretim koşulları ve klinik uygulamalarda aynı başarının tekrarlanıp tekrarlanmayacağı açık kalıyor. Şirketin özel formülasyon ve süreç verileri sağlaması ile patent başvurusu, sanayi bağlantısını ortaya koyarken yöntemin bağımsız ekiplerce ne ölçüde yeniden üretilebileceği ve erişilebilir olacağı sorularını da gündemde tutuyor.