Washington ile Tahran yeni bir savaş turuna doğru mu ilerliyor? Tucydides’ten bu yana devlet davranışlarının korku, kişisel çıkar ve onur güdüleriyle açıklandığı belirtilen yazı, bu güdülerin Amerikan-İsrail-İran çatışmasında yeni biçimler aldığını savunuyor. Güdüler biçim değiştirdi. Ekim 2025’te İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İran’ın füze programını Amerikan toprakları için de tehdit olarak tanımlamayı hedefledi ve bu yaklaşım ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun açıklamalarıyla kesişti. Ardından Başkan Donald Trump, İran’a odaklanmak için Gazze sorununu çözmeye yöneldi.
Tablo artık daha geniş. Son günlerdeki gelişmeler, karşılıklı tehdit turunun ötesine geçerek ABD’nin bölgeye bomba ve silah transferiyle sürdürdüğü askeri hazırlıkları gündeme getiriyor. İran içindeki iletişim ve internet kesintileri yaşanıyor. ABD ara seçimleri ve İsrail seçimleri öncesinde yeni saldırı olasılığının gündeme gelmesi de gelişmelerin bir başka boyutunu oluşturuyor.
Tahran’ın kanaati net. Tahran, Washington ve Tel Aviv’in sınırlı bir savaş ve hızlı zafer planladığı kanaatini taşıyor. İran söylemi caydırıcılıktan operasyonel hazırlığa kaydı. Hatemül Enbiya Karargahı Komutanı, yeni bir savaşın alevlerinin herkese uzanacağını vurguladı ve Tahran, Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu’nu asılsız açıklamalar yapmaması konusunda uyardı. Kararlılık mesajı verildi. Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, İran’ın kendini savunmada kararlı olduğunu söyledi. İran medyası, bir sonraki hatanın “daha büyük sürprizlere” yol açabileceği uyarılarını aktarıyor. İhtimal hâlâ masada. Yazıya göre savaş olasılığı göz ardı edilemez ve Tahran’daki iletişim kesintileri de izlenmesi gereken bir gösterge olarak öne çıkıyor.
Arka plan
Washington, FikirPilot arşivinde yeni bir ad değil: son 90 günde bu adın geçtiği 2 haber yayımladık; en yenisi 7 Ekim 2026 tarihli.