İspanya’da konut krizine karşı protestolar, María del Carmen Abascal’ın Madrid’de 70 yıldır yaşadığı evden 23 Eylül’de polis zoruyla çıkarılmasıyla yeniden başladı. Protestocular Puerta del Sol’de çadır kurarken, eylemler Barselona başta olmak üzere birçok şehre yayıldı; cumartesi günü Barselona’da yaklaşık 30 bin kişi yürüdü. Abascal’ın avukatları, emlak şirketiyle yapılan ön anlaşma uyarınca 87 yaşındaki kadının evine dönebileceğini açıkladı. Nihai sözleşme henüz imzalanmadı. Avukat Beatriz Duro, toplumsal hareketin anlaşmada etkili olduğunu belirtti. Destekçileri, kirasını düzenli ödeyen Abascal’ın kirasının yüzde 275 artırıldığını söylüyor. Duro, gelirinin yüzde 30’una denk kira ve 8 yıllık sözleşme teklif edildiğini aktardı; miktarı açıklamadı. Urbagestión konuşmadı. Son 10 yılda ortalama kira, ağustosta metrekare başına 15,10 euroya çıktı. İspanya Merkez Bankası, 700 bin konut açığı bulunduğunu bildirdi. PSOE ve Sumar yeni kira önlemlerinde anlaştı, ancak Parlamento çoğunluğu bulunmuyor.
Neden önemli
Abascal’ın yaşadıkları, düzenli kira ödeyen kiracıların bile sözleşme koşullarındaki değişiklikler karşısında korunmasız kalabildiğini gösteriyor. Protestoların farklı kentlere yayılması, meselenin tek bir tahliye vakasından çıkıp barınma maliyetleri ve konut arzı etrafında ülke çapında bir siyasi baskıya dönüştüğünü ortaya koyuyor. Ortalama kira düzeyindeki artış ile 700 bin konutluk açık, sorunun yalnızca kira sözleşmeleriyle çözülemeyeceğini; arz, gelir ve kiracı güvencesinin birlikte ele alınması gerektiğini düşündürüyor. PSOE ile Sumar’ın uzlaşması bu baskıya verilen siyasi yanıtı gösterse de Parlamento çoğunluğunun bulunmaması, yeni önlemlerin uygulanabilirliğini belirsiz bırakıyor. Ayrıca Abascal’ın evine dönüşü için nihai sözleşmenin henüz imzalanmamış olması, toplumsal müdahalenin somut sonucunun kesinleşmediğini gösteriyor.