Başbakan ile uzun söyleşi (2), barış sürecine dair genel değerlendirmeyi ele alıyor. Celalettin Can, Independent Türkçe için yazdığı makalede, 26 Haziran 2013’te Dolmabahçe’de yapılan Akil İnsanlar Heyeti toplantısını ve dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’la diyaloğunu aktardı. Diyalog da makalede yer aldı.
Süreçte ilk aşama tamamlanmıştı. Can’a göre silahlı grupların sınır dışına çıkması ve operasyonların durması, tarafların kendi açıklamalarıyla çözüm sürecinin ilk aşamasını tamamladı. Can, sıranın demokratikleşmeye geldiğini belirtti. Can, ikinci aşamanın başlıca hedefinin demokratik, katılımcı, eşitlikçi ve özgürlükçü bir anayasa olduğunu, bunun uzun bir süreç gerektirdiğini ve genel seçimlere bu şiarla girilebileceğini yazdı. Bu, uzun bir süreçti. Esirlerin bırakılması ve güçlerini önemli ölçüde çekmesiyle PKK’nın üzerine düşeni yaptığını, kamuoyunun AK Parti hükümetinden adım beklediğini de savundu.
Erdoğan ise çekilme oranına itiraz etti. “PKK güçlerinin yüzde 15’i çekildi, yüzde 85’i çekilmiş değil. Sanılmasın ki biz bilmiyoruz” dedi ve bu bilginin kamuoyunca öğrenileceğini söyledi. Can da açıklama yaptı. Can, çekilmenin tercih olduğunu ve çatışma yaşanmadığını belirtti. PKK’nın sürecin güzü bulacağını önceden duyurduğunu da söyledi. Bunun üzerine Erdoğan, Tunceli-Ovacık’taki iş adamı kaçırma olayından ve bölgedeki kimi olaylardan söz etti.
Neden önemli
Bu tanıklık, çözüm sürecinin ilk aşaması tamamlandı diye ilan edilirken bile hükümet ile süreci izleyen sivil aktörler arasında sahadaki verilere dair ciddi bir algı farkı bulunduğunu gösteriyor. Çekilme oranının bizzat dönemin Başbakanı tarafından tartışmaya açılması, kamuoyuna sunulan iyimser tablonun perde arkasında bilgi asimetrisinin ve karşılıklı güvensizliğin sürdüğüne işaret ediyor. İkinci aşamanın demokratik, katılımcı bir anayasaya bağlanması, sürecin hangi vaatler üzerine kurulduğunu ve hangi eşikte duraksadığını bugünden değerlendirmek isteyen okur için referans noktası sunuyor. PKK’nın sürecin güzü bulacağını önceden duyurması da bu gerilimin o tarihte görüldüğünü ortaya koyuyor. Metin, çekilme oranının hangi yöntemle ölçüldüğü ve bu verinin kamuoyuyla paylaşılıp paylaşılmadığı sorusunu ise açık bırakıyor.