Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde toplanan MGK’da, “Terörsüz Türkiye” ve “terörsüz bölge” hedefleri doğrultusundaki çalışmalar ile bölgesel gelişmeler değerlendirildi. Bildiride, PKK/KCK-PYD/YPG, FETÖ ve DEAŞ başta olmak üzere tehditlere karşı yurt içi ve dışındaki faaliyetlerin sürdürüleceği belirtildi.
Suriye’nin birlik ve bütünlüğü, devlet otoritesinin tesisi ve entegrasyon süreci ele alınırken, Suriye halkına desteğin devam edeceği kaydedildi. Irak’ın huzur ve istikrarı için hükümetin egemenliği güçlendirme çabalarından memnuniyet duyulduğu, Türkiye’nin stratejik işbirliğini geliştirme iradesinin korunduğu bildirildi.
ABD ve İsrail ile İran arasındaki savaş ve diğer çatışmalar görüşülerek taraflara müzakere ve ateşkes çağrısı yapıldı. İsrail’in Gazze ve Lübnan’daki saldırıları eleştirildi. Rusya-Ukrayna Savaşı ile Yemen’deki gerilimin etkileri de değerlendirildi.
Neden önemli
Bildirinin kapsamı, güvenlik gündeminin yalnızca yurt içindeki tehditlerle sınırlı olmadığını; Suriye ve Irak’taki devlet otoritesi, entegrasyon ve istikrar başlıklarıyla bölgesel bir çerçevede ele alındığını gösteriyor. Bu yaklaşım, Suriye ve Irak’taki gelişmelerin Türkiye’nin güvenlik ve dış politika öncelikleriyle birlikte değerlendirildiğine işaret ediyor. Çatışmalar konusunda müzakere ve ateşkes çağrısı yapılması, Türkiye’nin farklı krizler karşısındaki diplomatik tutumunu ortaya koyarken Gazze ve Lübnan’a ilişkin eleştirilerin siyasi konumlanmayı belirginleştirdiğini gösteriyor. Ancak bildiride yer alan hedeflerin hangi somut adımlarla ve ne zaman uygulanacağı açıklanmadığı için, özellikle entegrasyon süreci ile bölgesel işbirliğinin nasıl ilerleyeceği açık soru olarak kalıyor.