HDP’nin kurucu MYK üyesi, İzmir Milletvekili ve eski Kalkınma Bakanı Müslüm Doğan, DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan’ın “Alevi Aydınlar Bildirgesi” imzacılarına yönelik sözlerine yanıt verdi. Doğan, sosyal medya paylaşımında Ankara Yenidoğan ve Tuzluçayır’da büyüdüğünü, sokak mücadelesinden geldiğini belirterek Bakırhan’ın kendisinin HDP kurucu MYK üyesi olduğunu unuttuğunu ve bildirgenin içeriğini anlamadığını düşündüğünü söyledi. Doğan, açıklamasını sürecin kalıcı toplumsal barışla sonuçlanması dileğiyle bitirdi.
PKK lideri Abdullah Öcalan’a ait olduğu ileri sürülen “Yavuz Sultan Selim – İdris-i Bitlisi ittifakı” ifadelerine 53 Alevi aydın tepki göstermiş, “Arkaik ve kanlı ittifakı reddediyoruz” başlıklı bildiride bu yaklaşımın kabul edilemez olduğu belirtilmişti. Bildiride Doğan’ın da imzası bulunuyordu. Bakırhan, imzacılar arasında “sokaktan alıp milletvekili yaptıklarının” bulunduğunu söylemişti.
Neden önemli
Bu tartışma, Alevi kimliği ve tarihsel hafızaya ilişkin farklı yaklaşımların, çözüm ve toplumsal barış arayışının yürütüldüğü siyasi zeminde nasıl karşılık bulduğunu gösteriyor. Bildirgeye yöneltilen eleştiri, yalnızca imzacılarla sınırlı kalmayarak HDP’nin kuruluşunda ve siyasal hareketin geçmişinde yer alan isimlerin konumunu da gündeme taşıyor. Müslüm Doğan’ın yanıtı, DEM Parti içindeki aktörlerin geçmişleri, temsil yetkileri ve siyasi mücadele deneyimleri konusunda ortak bir bakış bulunmadığına işaret ediyor. Açıkta kalan temel soru, Alevi aydınların tarihsel ittifaklara yönelik itirazlarının ve parti içi polemiklerin, kalıcı toplumsal barış hedefiyle nasıl bağdaştırılacağı.
Arka plan
Bakırhan, FikirPilot arşivinde yeni bir ad değil: son 90 günde bu adın geçtiği 2 haber yayımladık; en yenisi 29 Ağustos 2026 tarihli.