Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi, Pekin’de Abbas Arakçi’yle görüşmesinde İran ve ABD’ye “rasyonel ve itidalli” davranıp İslamabad Mutabakatı’na dönerek esaslı istişarelere başlama çağrısı yaptı. Hürmüz Boğazı’nın enerji taşımacılığı ve tedarik zincirleri için hızla açılmasını, gerilimin Yemen ile Kızıldeniz’e yayılmamasını istedi. Tarafların mevcut mutabakatlar temelinde müzakere mekanizmasını yeniden kurmasını, bölgesel güvenlik mimarisinin güçlendirilmesini savundu. Çin’in barış, adalet ve istikrara katkıya hazır, İran politikasının tutarlı olduğunu belirtti. Görüşme, Şi Cinping ile Donald Trump’ın gelecek hafta Washington’da beklenen buluşması öncesindeydi. Scott Bessent, salı günü liderlerin İran ve Çin’in Tahran’la finansal ilişkilerini görüşeceğini açıklamıştı. Çin, İran petrolünün başlıca alıcısı.
Neden önemli
Çin’in girişimi, İran petrolünün başlıca alıcısı olan Pekin’in bölgesel gerilimde yalnızca diplomatik değil, enerji arzı ve ticaret akışları bakımından da doğrudan pay sahibi olduğunu gösteriyor. Hürmüz Boğazı ile Yemen ve Kızıldeniz’in aynı çerçevede ele alınması, gerilimin yayılmasının enerji taşımacılığıyla daha geniş tedarik zincirlerini birlikte etkileyebileceği kaygısını ortaya koyuyor. İslamabad Mutabakatı ve mevcut anlaşmalara yapılan vurgu, yeni bir süreçten çok kesintiye uğrayan müzakere kanalının yeniden işler hale getirilmesinin hedeflendiğine işaret ediyor. Şi Cinping ile Donald Trump görüşmesi öncesindeki bu temas, İran dosyasının Çin-ABD gündeminde Tahran’la finansal ilişkilerle birlikte ele alınacağını gösterirken, tarafların istişare mekanizmasına dönüp dönmeyeceği açık kalıyor.
Arka plan
ABD, FikirPilot arşivinde yeni bir ad değil: son 90 günde bu adın geçtiği 26 haber yayımladık; en yenisi 15 Eylül 2026 tarihli.