Kasım ayındaki ara seçimlere iki hafta kala Trump’ın onay oranı yeni dipler görüyor ve yayımlanan yeni anketler bu düşüşü doğruluyor. Onay oranı geriliyor. ABD Başkanı Donald Trump’ın onay oranının düşmeye devam ettiğini gösteren anketler, seçimler yaklaşırken yayımlandı.
The New York Times ve Siena Üniversitesi’nin yayımladığı ankete göre, ankete katılan seçmenlerin yalnızca yüzde 36’sı Trump’ın performansını onayladığını söyledi. Bu oran, anket serisindeki en düşük seviyeydi. Yüzde 59’u ise onaylamadı. Demokratların yüzde 94’ü ve bağımsızların yüzde 67’si performansı onaylamazken, Cumhuriyetçilerin yüzde 80’i onayladığını belirtti.
Bu hafta açıklanan Reuters/Ipsos anketinde onay oranı yüzde 31 çıktı ve bu oran Trump’ın görev süresindeki en düşük seviye oldu. Bu, en düşük seviyeydi. CNN’in baş veri analisti Harry Enten, sonuçları “kontrolden çıkmış bir Trump felaketi” diye nitelendirdi.
Seçmenler hayal kırıklığı yaşıyor. Seçmenlerin hayal kırıklıkları arasında artan yaşam maliyetleri ve 7 aydır süren İran savaşı yer alıyor. Anketler, Cumhuriyetçi Parti’nin Temsilciler Meclisi ve Senato’daki çoğunluklarını kaybedebileceğine işaret ediyor. Trump ise pazartesi günü Kansas’ta destekçilerine “Sandığa giderseniz kazanırız” diye seslendi ve kanıt sunmadan Demokratların hile yapacağını öne sürdü. Cumhuriyetçiler kazanırsa her yetişkin vatandaşa 5 bin dolar vaat etti. Ipsos’a göre Amerikalıların çoğu, yenilgi halinde Trump’ın sonuçları kabul edeceğine inanmıyor.
Neden önemli
Anketlerdeki tablo yalnızca bir popülerlik sorununa işaret etmiyor; Cumhuriyetçi Parti’nin Temsilciler Meclisi ve Senato’daki çoğunluğu kaybetme ihtimali, Trump’ın kalan görev döneminde yasama gündemini doğrudan etkileyebilecek bir sonuca kapı aralıyor. Demokratların neredeyse tamamının karşı, Cumhuriyetçilerin büyük ölçüde yandaş olduğu bir kutuplaşmada, bağımsızların üçte ikisinin onaylamaması sonucu belirleyebilecek orta kitlenin uzaklaştığını gösteriyor. Düşüşün yaşam maliyetleri ve yedi aydır süren İran savaşı gibi somut gündemlere dayanması, bunun geçici bir dalgalanma olmayabileceğini düşündürüyor. Kansas’taki 5 bin dolar vaadi ve kanıt sunulmayan hile iddiaları ise kampanyanın yeni seçmen kazanmaktan çok tabanı sıkılaştırmaya döndüğüne işaret ediyor. Açık kalan soru, çoğunluğun Trump’ın olası yenilgiyi kabul etmeyeceğine inandığı bir ülkede seçim sonuçlarının meşruiyetinin nasıl korunacağı.